• ANLIK DÖVİZ dollar euro gold
  • eczane NÖBETÇİ
    ECZANELER

KUDÜS DAVASI VE İSLAM DÜNYASI!

Dr. Abdulkadir Turan

Dr. Abdulkadir Turan

21.08.2024

KUDÜS DAVASI VE İSLAM DÜNYASI!

Müslümanlar, son yüzyılda oluşan olağanüstü koşullar yüzünden Kudüs Davası’nı, hep bir kısmını atlayarak ya da sadece bir kısmıyla konuştular. Kudüs davası, birlikte hareket etmeyi gerektirdiği gibi, bütünlük içinde değerlendirilip anlaşılmayı ve anlatmayı da gerektirir. Hatta bütünlük içinde anlatılmadan, birlik içinde hareket etme söz konusu olamayacağından dava, öncelikle bütünlük içinde anlaşılmalı ve anlatılmalıdır.

Bu analizde bu bilinçle o bütünlüğün belki en önemli yönlerinden birini anlatmaya çalışacağım: israil ve onun arka planındaki küresel Yahudilik/küresel siyonizm, Kudüs meselesini, asla tarihsel yaşanmışlığından kopararak ele almıyor. Aksine sayısı ondan çok olduğu dile getirilen araştırma merkezleri ve enstitülerle, bütünlüğün farklı yönlerini sürekli araştırıyor ve değerlendirip ana bütüne katıyor. O doğrultuda ana resmi tamamlamaya ve ona uygun politikalar geliştirme yoluna gidiyor.

Bu mahiyette siyonistlerin tarihsel tecrübeden çıkardıkları herhâlde en önemli ders, Müslümanların beraberliğinin Kudüs’ün hürriyetine kavuşmasını kolaylaştıracağı, Müslümanların parçalı ve çatışmalı olmasının ise bunu geciktireceği ve israil’in alan genişletmesine katkı sağlayacağıdır. Nitekim tarihte hiç olmadığı şekilde siyonistlerin elindeki Vikipedi ve diğer medya yapıları, artık bir Müslümanın din hanesine sadece “İslam” yazmıyorlar. “Sünni İslam” ya da “Şii İslam” diye Hıristiyan bölünmelerini çağrıştıran ayrıştırıcı bir şerh düşüyorlar. Ama aynı şerhi, birbirini tekfir eden Yahudiler için düşmüyorlar.
Analizimiz, bu oyunun farkında olarak, meseleyi İslam aleminin mezhepsel durumu açısından ele almaya yöneliktir.

Buradan hareket edildiğinde siyonistler, şu verilere elbette ulaşmışlardır: (1) Haçlıların Kudüs’ü istilasından sonra; Fatımî Devleti; Filistin çevresindeki Sünni Müslümanların desteğini almıştı. Yemen ve Lübnan’ın büyük bir kısmı kendisine bağlıydı. Lübnan’da ciddi uydu devletçikleri vardı. Hatta Mekke ve Medine’de de kendisi adına hutbe okunuyordu. Ama Haçlılarla savaştıkça Haçlılar, alanlarını genişlettiler.

Bu anlaşılmayacak bir husus değildir:

(1) Mezhepsel olarak Müslümanlar içinde marjinal kalan Fâtîmî Devleti, Katolik önderliğinde olsa da mezhepleri aşan Hıristiyan bütünlüğüne karşı zayıf kaldı.

(2) Müslümanların Haçlı birliğini sarsmaları ancak Fâtîmîlerin de kısmi desteğini alan ve Müslümanların ezici çoğunluğunu kapsayan Sünni İslam dünyasının meseleye daha kökten yaklaşmasıyla mümkün oldu.

(3) Sünni İslam dünyası, kısmi bir bütünlük içinde dahi hareket edip Şii Müslümanlara yönelik de bütünleştirici davrandığında Hıristiyan birliği ürktü, dağıldı ve nihayetinde Kudüs’ü Müslümanlara teslim etmek zorunda kaldı.

(4) Moğol istilacısı Hûlâgû’nun Aynicâlût’ta son bulan macerasında ise Şiîlerin bilinen kesimleri, menfi bir tutum içinde olmalarına rağmen, Sünni İslam dünyası sadece kısmi
Mısır-Şam birliği ile bile istilayı durdurdu.

siyonistler, bu veriler doğrultusunda, hedeflerine ulaşmak için Müslümanları parçalı tutmayı ve İslam dünyasının büyük çoğunluğunu oluşturan Sünni Müslümanların, mümkün olduğu kadar Kudüs davası dışında bırakılmalarını, stratejik bir karar olarak benimsemiş görünmekteler.

siyonistler, Soğuk Savaş Dönemi’nde Filistin meselesini Sol ve Araplıkla ilişkilendirerek komünizmle karşı karşıya olan ve milliyetçilikle müptela Sünni İslam aleminin büyük bir
kısmını, Filistin davasının dışında tuttular. Bugün ise milliyetçilikten hep yararlanmakla birlikte, meseleyi mezhepsel zeminde tutma hevesindeler. Meselenin mezhepsel zeminde kalmasını yararlarına görüyorlar ve o yönde oldukça incelikli ama sırları da artık keşfolmuş bir program izliyorlar.

Buna karşı,

(1) Şiî İslam dünyasının önderliği, Kudüs Davası için çalışırken dindar mezheptaşlarını etkilemek amacıyla veya başka amaçlarla; Kudüs davasının mezhepsel olarak kendi lehlerine olduğu yönünde argümanları kullanıyor görünmektedir. Özellikle bazı kesimleri ve sosyal medya hesaplarının büyük bölümü, Kudüs davası ile mezhebi coşkuları arasında görünür bir
ilgi kurmaktadır.

(2) Şiî Müslümanların laik kesimleri, Kudüs davasının sadece dışında değil, aynı zamanda tam olarak karşısındadırlar. Dolayısıyla İran’ın devrim karşıtı muhalefeti, özellikle diaspora kısmında siyonizm yanlısıdır. Azerbaycan’da da israil yanlılığını ve israil’e desteğini açığa vurmaktan sakınmayan laik bir yönetim vardır. Laiklerin bu tutumu, Şiî İslam dünyasının Kudüs davasına desteğini, hiç konuşulmasa da kararları etkileyecek bir şekilde
sınırlandırmaktadır.

(3) İsmailî bakiyesi Dürziler tamamen siyonizmin askeri durumunda. Türkiye Alevilerinin bazı kesimleri ama özellikle Avrupa’da yerleşik olanlar, siyonizmi açıktan destekliyorlar. Boykotun etkili olmaması için fiilen çalışıyorlar. Nitekim bu kesimler, İsmail Heniye’nin şehadeti üzerine bazı Solcu siyasetçilerin insanî taziye paylaşımlarını dahi kin ve nefretle karşıladılar, söz konusu siyasetçileri ihanetle itham ettiler.

Şiî dünya, kendisi de bu parçalanmışlık içinde iken tek başına Kudüs davasını ne kadar başarılı yürütürse yürütsün, ne kendisinin hedeflediği ne diğer dünya Müslümanlarının beklediği neticeyi alabilir. Onun bu yöndeki kararlılığı, geçmişte İsmailîlik için olduğu gibi, bugünkü mevcut mezhepsel önderliği yıpratır. Son kırk beş yıldaki kazanımlarını her hâlükârda onun aleyhine çevirir.

Dolayısıyla meseleyi velev ki mezhep mensuplarını ikna amaçlı bile olsa, mezhepsel söylemlerle yürütmek; Kudüs davası için büyük bir sorundur, bizzat söylem sahipleri için de sorunludur. Şiî İslam dünyasının, Kudüs davasına yaptığı ve yapacağı katkının Kudüs’ün kurtarılması yönünde iş görmesi, önderliğin bu meseleyi mezhepsel bağlamda sürdürmediğini açık ve net bir dille ortaya koyması ve mümkün oldukça çok sayıda Müslümanı bu yönde ikna etmesidir. Bu, onun da konumunu sağlamlaştıracak ve güçlendirecektir. Bu konuda düşman stratejisinin açıklarından istifade taktikleri, bugün lehine de olsa yarın aleyhine olacaktır.

Sünni İslam dünyasına gelince,

(1) Sünni İslam dünyası, 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla uzanan korkunç istilalar gördü. Türkiye, Cezayir, Afganistan, Irak ve Suriye iç savaşı örnekleriyle birlikte bugün Sudan’da milyonların can kaybıyla sonuçlanan istila ve savaşlar yaşadı.

(2) Sünni İslam dünyasında, İslam aleminin çoğunluğuna örnek oluşturacağı gerekçesiyle İslâmî hareketlerin iktidar olma girişimleri stratejik olarak engellendi. Onlara karşı ulusalcı Sol liderler korkunç işkenceler yaptılar ki bu durum Şahlık dönemi İran’ında ve Saddam’ın Irak’ın da Şiî Müslümanlar için de geçerlidir.

(3) Sünni İslam dünyası, Vehhabiliğin girişimiyle büyük bir bölünme yaşadı. Özellikle Körfez ülkeleri ve kısmen Afrika’da şu anda büyük bir Vehhabi kitlesi, kendisini Sünni İslam dünyasının Kudüs davası ile ilgili görmüyor.

(4) Sünni İslam dünyasının laik kesimlerinin önemli bir bölümü, Kudüs davasını halkının davası olarak görmüyor. O davayla ilgilenen İslâmî yapıları, ülkeyi tehlikeye atmakla itham ediyor ve onlara karşı siyonizm ve ABD nezdinde ortaklık yapıyor ya da ortaklık talep ediyor. Bu kesimlerin bu tür ortaklıkları kimi ülkelerde onlara iktidar imkânı sağlarken Türkiye’de de ciddi bir tehdit oluşturuyor.

(5) Sünni İslam dünyasından bugün hangi hükümet ve hangi cemaat, Kudüs davasını sahiplenirse hiç kuşkusuz terörist olmakla itham edilecek. Özellikle cemaatler, “terörist” diye yaftalanacak ve dindar görünen dış güçlerle ilişkili hoca ve yapılar onların üzerine salınacak.

Buna karşı durum değerlendirmesi yaptığımızda,

(1) Vehhabi Körfez Devletleri, İran’ın Arabistan Yarımadası’na yönelik girişimlerini ve Türkiye’nin muhtemel yönelişlerini bahane ederek Mısır’la ortaklık içinde siyonizmin yanındalar. Filistin’deki küçük bir Bedevi kesim de israil’e askerlik yapıyor. Aralarından sadece Katar, arabulucu rolü ile dışarıda durmakta, Kuveyt’teki İhvan mensubu kesimler de Kudüs davasına ancak kısmi bir katkı sağlayabiliyorlar.

(2) Laik Sünni İslam devletleri yönetimlerinin büyük bir bölümünün Kudüs gündemi bulunmuyor. Kudüs meselesini gündeme getirmeyi dahi ülkelerinin çıkarlarına aykırı buluyorlar. Bu konuda toplumlarına, Sünni İslam dünyasında yaşanan Siyasetin Müslümanlaşması akımı sayesinde geçmişte olduğu  gibi olmasa da baskı yapıyorlar.

Yine de

-Afganistan’ın çıkışları var ama Afganistan çok yıpratıcı bir savaştan çıktığı gibi, Kudüs coğrafyasına da epey uzak.

-Malezya, nispeten iyi durumda olmaklabirlikte, Pakistan’la benzer şekilde, coğrafi uzaklığın da etkisiyle, neredeyse bekle-gör tutumu içinde.

-1978’deki Camp David Sözleşmesi ihanetinden bu yana israil’in hamisi sınıfındaki Mısır’ın Siyonizm yanlısı hain makam istilacısı Sisi, Mısır ordularının israil’e karşı koyabilecek güçte olduğunu söyledi.

-Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Netanyahu’nun sahiplerine (!) çağrıda bulunarak köpek benzetmesiyle tasmasının tutulmasının zamanının geldiğini dile getirdi.

-En son Cezayir Devlet Başkanı Tebbun ise Mısır’ın yol vermesi durumunda orduyu Gazze’ye gönderme vaadinde bulundu.

Hakikatte bu ifadelerin, birbirinden kopuk oldukça, iç kamuoyunu teskin etme dışında bir işlevi yoktur. Hatta bu ifadelerin Kudüs davasında uzun sürede umutsuzluğu artırmak gibi olumsuz bir yanı da söz konusudur.

Filistin’in ve Kudüs davasının bu tür ifadelerden öte, her tür önceliği erteleyerek
birlikte hareket etmeye ihtiyacı vardır. Bu bağlamda Sünni İslam dünyasında cesaretli bir tutum, sadece Kudüs davasına katkı sağlamayacak, Sünni İslam dünyasının bütün olarak toparlanmasına da vesile olacaktır.

Bu bağlamda Sünni İslam dünyasına yönelik çağrılar, Şiî Müslümanlara yönelik hakaret ve dışlama içermediğinde mezhepçilik olarak görülmeyeceği gibi, siyonizmin Kudüs stratejisini alt üst eder.

Kudüs, hepimize büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı doğru değerlendirmeye cesaret eden, eninde sonunda kazançlı çıkacaktır. Kudüs, yükseliştir, davasını güdeni yüceltir.

Yazarın Diğer Makaleleri

PKK Kürtlerin mümessili olamaz?

Mümessil ile temsil edilen arasında bağın ve benzerliğin olması bilinen...

Makaleyi oku
Siyonist cephe ve boykotu kavratmak!

siyonistlerin Filistin’deki soykırım bir birleşik cephe soykırımıdır. Bir ittifakın...

Makaleyi oku
Kendi medeniyetine kavuşmak!

Müslümanların klasik anlamda bir dindarlık sorunu mu var yoksa İslam...

Makaleyi oku
Hz. İbrahim gibi ateşteyiz ya Rab!

Şahit ol ya Rab! Ümmet olarak Hz. İbrahim gibi Nemrutların ateşindeyiz....

Makaleyi oku
Müslümanlar neden geri kaldı?

Bu soruya verilecek cevaplardan biri şu olmalı: Tasdik ehli olup...

Makaleyi oku
Nasıl bir tatil?

Geçmişte insan, iktisadi anlamda üretimi ile değerlendirilirdi. Kişinin kimliği ile mesleği arasında ilgi kurulurdu....

Makaleyi oku
Tarikatlara niye düşmanlar? (1)

Tarikatlar, 28 Şubat günlerinden sonra, bir kez daha açık bir...

Makaleyi oku
Hakikatin gücü ve yalanın etkisi!

Hakikatin gücü vardır. Lâkin hakikatin onu ifade eden güçlü bir tarafı olursa...

Makaleyi oku
Zihinleri istiladan kurtarmak!

Toprağın istilası görünür, zihinlerin istilası ise insanın kafatası arasındadır. Onu görme imkânınız ancak etkilerini görmeniz ve takip etmenizle mümkündür....

Makaleyi oku
Gazze: Yeni dünya ve Müslümanların önderliği!

Yahudi, dünyanın II. Dünya Savaşı’ndan sonra büründüğü “insânîleşme” ile alay edercesine...

Makaleyi oku
Siyaset, halkın onayını almak mıdır?

İslam, henüz Mekke Devri’nde halkın, inanç, düşünce ve niteliğine bakmadan sosyal sorunlarla ilgilendi....

Makaleyi oku
Neo-Laik Cephe ve siyasetin geleceği

Türkiye’de İslâmî kesimin laikçiliğe rağmen, siyasi varlık göstermesi,...

Makaleyi oku
İstilaya sevinmek…

Kavramlar, inancın adresidir; kavram unutulduğunda ya da...

Makaleyi oku
Düzen düşürmek mi düzen kurmak mı?

“Arap Baharı” sırasında atılan en meşhur sloganlardan biri...

Makaleyi oku
Aliyah Mi’rac’a Yenilecek!

“Aliyah” İbranicede “çıkmak, yükselmek” demektir. Bu kelime, terim olarak ise “Kudüs’e yükselmek” şeklinde bir slogan olarak...

Makaleyi oku
Bilgi Evrenimizi Yeniden İnşa Etmek

Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM) olarak yılda bir kez...

Makaleyi oku
Yurtsuzluk, Zamansızlık ve Üç Aylar

İktidar olma uğruna insan katletmekte Moğollarla yarışan...

Makaleyi oku
Gazze: Yeni dünya ve Müslümanların önderliği!

Yahudi, dünyanın II. Dünya Savaşı’ndan sonra büründüğü “insânîleşme” ile alay edercesine çocukları sniper denen keskin nişancılara vurdurtuyor. Üstelik bunu yapmakla gurur duyuyor....

Makaleyi oku
İsrail’le ticaret ve müfredat!

Hükümet, israil’le ticari ilişkilerin kesildiğini ilan etti...

Makaleyi oku
Sanatı kuşanmak!

Takıldığımız yeri izah için genellikle “Konuşuyoruz ama...

Makaleyi oku
Manevi boşluk ya da manevi öndersizlik!

Manevi boşluk, bir yanıyla seküler yaşam tarzı; diğer yanıyla seküler olmayan kesimlerin manevi tatminden uzaklaşması ile ilgilidir. ...

Makaleyi oku
Tutarsızlığın bedeli!

İslam, iman ve akide esaslarında sağlam olduğu kadar şeriatıyla da...

Makaleyi oku
Zihinsel Mücadele veya Müphemlik İsyanıyla Baş etmek!

Bir zamanlar, küçük küçük mahalle ve üniversite cemaatleri üretimi vardı....

Makaleyi oku
Seyyid Kutub’a kim ve neden düşman?

Şehid Seyyid Kutub, 29 Ağustos 1966’da bir fecir vakti, düşmanlarının...

Makaleyi oku
Çocuğun eti hocanın, kemiği ailenin mi?

Manastır/kilise sistemi dışında çocuğun eğitiminde, eğitim kurumu - aile vazife paylaşımında bilinen tutum, ailenin ...

Makaleyi oku
Yeni bir Müslüman yeni bir insan…

İnsanî faaliyetler, faaliyette bulunan insanın niteliğine göre...

Makaleyi oku
Müslüman Kürt Aydınının Bunalımı!

Tarihe bakıldığında bir “Müslüman Kürt alim” gerçeği vardır....

Makaleyi oku
Meğer “insanlık”, insanlaşmamış!

Gazze’de yaşananlar, dünyayı yöneten güçlerin ne ölçüde “insan” olduğunu sorgulatmayı gerektiriyor....

Makaleyi oku
Ramazan’da ne konuşmalı?

Halkın dikkati siyasetin üzerinde iken İslâmî çevreler, genellikle siyasete epey uzaktı. Bundan dolayı, onlarla...

Makaleyi oku
Nasihatsız vaazlar!

Yakın bir geçmişe kadar vaazın niteliğini bir bilimsel veri üzerinden...

Makaleyi oku
Kudüs Davası: Necmeddin’den Nûreddin ve Selâhaddin’e

Kudüs, bir Mirac Gecesi’nde 27 Receb 583’te Cuma günü...

Makaleyi oku
İslam’ın Mucizesi ve Gazze

Gazze’deki mücadele, insanlık tarihinin dönüm noktalarındandır. Bunu anlamayanların...

Makaleyi oku
Nitelikli insan yetiştirmek!

Medeniyet kurmanın ya da bir medeniyeti ihya etmenin ilk koşullarından...

Makaleyi oku
Sistemin esasları ve iç siyaset!

Türkiye siyasetine bakılırsa milliyetçi partilerin sayısı artıyor. Milliyetçi partilerin bir bölümü...

Makaleyi oku
CHP, HDP’lileşme, Kemalizm ve Alkol

CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun ilk günlerinden bu yana geçirdiği değişimi okuyamayan...

Makaleyi oku
Türkiye için Pakistan modeli mi?

İslam dünyası bölünmüş olsa da “küresel devlet” peşinde olanlar, bütün İslam dünyasını aynı şehrin...

Makaleyi oku
Kürtler ve israil!

Henüz israilin kurulmasından önce hem Batı hem Doğu bloğundaki...

Makaleyi oku
Avrupa, kutup olabilir mi?

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, Zeleneski’nin Beyaz Saray ziyareti sırasında gördüğü muamele ile...

Makaleyi oku
Gençlik ve “zenginlik kültürü”!

Gençliğin sorunlarını çoğunlukla ideoloji ve zevkperestlik...

Makaleyi oku
İstilanın kodları ve istiladan kurtuluş!

Filistin’in 20. yüzyıldaki istilası, İngiliz istilası ve siyonist istila olarak birbirinin...

Makaleyi oku
Müslümanların Zenginleşme Sorunu!

Yüz yıl önce İslam dünyasının önde gelen sorunlarından biri...

Makaleyi oku
Kudüs için Necmeddin el-Eyyûb Olmak!

Kudüs’ün 1187’de Selâhaddin-i Eyyûbî Hazretleri tarafından özgürleştirilmesini araştırırken hep aynı noktayı keşfetmeye çalıştım: Selâhaddin nasıl yetişti?...

Makaleyi oku
Gazze’nin olası etkileri…

Mazlumun sabrı, zalimin konumunun sarsılmasına yol açmışsa...

Makaleyi oku
Tarikatlara niye düşmanlar? (2)

Tarikat karşıtlığının tarihle ilgili köklerinin yanında...

Makaleyi oku
Bir Alim Ne Yapabilir: Güney Afrika?

Güney Afrika Cumhuriyeti, siyonistlere karşı hiçbir ülkenin yapmadığını yaptı;...

Makaleyi oku
Yahya Sinvar ile son “devşirme” liderler!

İslam alemi, Hicri 13/Miladi 19. yüzyılın başlarından bu yana...

Makaleyi oku
Dış güçler, azınlıkların dostu mu?

İslâmî yönetimle beşerî yönetimler arasındaki en önemli farklardan biri, İslâmî yönetimde...

Makaleyi oku
Resmî ve Gönüllü Kemalizm Kıskacı!

28 Şubat’la anılan Sincan için, 1998’de, Cumhuriyet’in 75. Yılı Kutlamaları kapsamında...

Makaleyi oku
Anlatacak Selâhaddinlere ihtiyaç var!

Selâhaddin’i hep cephede ararız. Haksız da değiliz. Selâhaddin tam bir cephe...

Makaleyi oku
Gazze’ye sessiz kalmak!

Gazze’de çevrili bir alanda, çocuklar değil, insanlığın kendisi...

Makaleyi oku
israil, işkence ve Batı’nın dönüşümü

Batılı yönetimler, son yüzyıla kadar tarih boyunca işkence...

Makaleyi oku
Mektep olmanın bereketi…

HAMAS, 7 Ekim’den bu yana siyasî ve askerî sahada bilinen önderlerinden...

Makaleyi oku
İnsanlık Baharı mı?

Tunuslu Tarık Muhammed Buazizî’nin 17 Aralık 2010’da kendisini yakmasıyla...

Makaleyi oku
Sağ partiler ve Kemalizm

Sağ partilerin Kemalizm’le ilişkileri, geçmişten bu yana bu partilerin...

Makaleyi oku
Halid Dede’ye veda

Dünya Halid Dede’yi, kucağında şehit düşen torununun cansız bedenine gösterdiği...

Makaleyi oku
Nesnel hukuk mu dediniz?

Osmanlıyı yıktılar. Cumhuriyeti kurdular. Temel yasaları Batı hukukundan olduğu gibi çevirdiler....

Makaleyi oku
Şam’dan beklenen!

Kudüs, Nebiler yurdudur, Mirac tahtıdır; ihya eder ve yüceltir. Şeyh Ahmet Yasin’in...

Makaleyi oku
Filistin: İki işgal, iki cihad!

Filistin, 20. yüzyılın başlarından itibaren bir işgal değil, iki işgal yaşadı: Zihinlerin işgali ve toprak işgali. Filistin’de zihinlerin işgali, toprakların işgalinden önce başladı....

Makaleyi oku
Bütün Mesele Tutunabilmek!

Sosyal bilimler, yüzyılı aşkındır insanlık için bilgi üretmiyor, Batı uygarlığının...

Makaleyi oku
Umudu kime bağlayalım?

Zaman zaman anlatırım ve şüphesiz aradan geçen yıllardan dolayı...

Makaleyi oku
Kapitalizm sadece “ekonomi” değildir!

Kapitalizm, denince herhâlde herkesin aklına “para” gelir....

Makaleyi oku
Büyük buluşmaya çağrı!

Hafta sonunda Diyarbakır’da HÜDA PAR’ın düzenlediği Kürt Meselesine...

Makaleyi oku
“Din”i İslam Medeniyetine karşı kullanmak!

İslam’ın din ve medeniyet bütünlüğü olduğu, Kur’an-ı Kerim’den açıkça...

Makaleyi oku
Sistem: Asr-ı Saadet’i red, Sümerleri kabul!

Sanırım, 2006 yılıydı. Babam telefonda figan edercesine “Oğlum...

Makaleyi oku
Medeniyet arayışımızı sorgulamak!

Medeniyet arayışımız, genellikle teknoloji ve bilgi arayışı kıskacında...

Makaleyi oku
Sekülerleşme ya da Yahudileşme

Dünya tarihi, pek çok yönüyle insanlıktan saklanmıştır....

Makaleyi oku
“Yıldırım Orduları” ve Filistin’in İngilizlere Teslimi!

Yıldırım Orduları Grubu, I. Dünya Savaşı’nda Osmanlının Filistin-Suriye-Irak cephelerini korumak için...

Makaleyi oku
Cuma Namazı ve Ümmet Bilinci

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın....

Makaleyi oku
Müminlere darağacı ve Mustafa Öztürk’lere nefes borusu olan laiklik

Sayın Mustafa Öztürk’ün bir süreden beridir Kur’an, İslam, İslam Şeriatı ve Laiklik hakkında sarf ettiği sözler ne ...

Makaleyi oku
Yarının Eblehleri Arif Olacak Mı?

Geçen hafta İstanbul’da menfur bir şekilde katledilen Ramazan Böçkün kimdi? Bilmiyorum....

Makaleyi oku
Neden yalan söylüyorlar?

Her gün bir kez daha tanıklık ediyoruz: Belediyeler üzerinden ülkenin...

Makaleyi oku

Mersin için vakitler

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı